top of page
tami-oldham-ashcraft-2.jpg
ADRIFT.jpg

Shailene Woodley, Sam Claflin ve Tami O. Ashcraft

Gerçek hikayeden...

​

“Adrift” yani “SürükleniÅŸ”. Ben bu filmi izlerken öylesine etkilendim ki kâh mutluluktan aÄŸzım kulaklarıma vardı kâh gözlerimden yaÅŸlar boÅŸaldı, yani yüreÄŸimin ta derinliklerine dokundu. Åžu an, filmin gerçek kahramanı Tami Oldham Ashcraft ile Naviga için röportaj yaparken de duygularım yine dorukta… Öyle bir film ki içinde aÅŸk var, macera var, trajedi, yaÅŸam savaşı ve en önemlisi, sonunda ümit var! 

 

YAZI: HÜLYA LEIGH

Sevgili Tami, henüz 22 yaşınızdayken, o zamanlar 33 yaşındaki deneyimli İngiliz denizci Richard ile tanıştınız. Daha önceden denizcilik, yelken deneyiminiz var mıydı? 

Evet, Richard ile tanışmadan önceki dört yıl boyunca yelken yapmıştım. Tekneyle Pasifik Okyanusu’nu geçmiÅŸ, adalar arasında dolaÅŸmış ve Yeni Zelanda’nın Güney Adası’na kadar gelmiÅŸtim. 

 

Richard ile beraberliÄŸiniz ne kadar sürdü?

1982 baharında San Diego’da tanıştık. Toplam bir yıl, yedi ay boyunca beraberdik. 1983 Mart ayında teknesi ‘Mayaluga’ ile Pasifik’teki Marquesas Adaları ve Tuamotu Atolleri’ni birlikte gezdik. Sonra malum transfer iÅŸini 

aldık ve … 

​

44 feet’lik ‘Hazaña’ teknesini Tahiti’den San Diego’ya transfer yapmanızı teklif ettiklerinde içinizden garip bir his, yapmamak isteÄŸi gibi bir ÅŸey geçti mi? 

Açıkçası ilkten pek sıcak bakmadım. Dünya turumuza çıkalı henüz yedi ay olmuÅŸtu ve buna ara verip geldiÄŸimiz yere gitmek istemiyordum. Ama ne var ki geri çevrilemeyecek kadar güzel bir fırsattı. Parası da iyiydi. Üstelik Richard’ın ailesi ile tanışabilecek, onu daha iyi tanıyacaktım. 

 

Normal ÅŸartlarda yaklaşık 4.000 dm’lik bu seyri ne kadar zamanda yapmayı planlıyordunuz? 

30-35 gün sürer diye düÅŸünüyorduk. Ancak 1983 ‘La Niña’ yılıydı (Okyanus suyunun normalden daha sıcak olduÄŸu seneler). Rüzgârlar alışılmışın dışında esiyor, nereden geleceÄŸi kestirilemiyordu. Bu durumda batıdan doÄŸuya gitmek gerçekten zorlayıcıydı. Kasırgaya tutulduÄŸumuzda denize açılalı yaklaşık üç hafta olmuÅŸtu.  

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

​

 

 

 

 

 

 

Kategori 4 ÅŸiddetine ulaÅŸan Raymond Kasırgası 140 knot rüzgâr ve 40 feet (12 metre) civarı dalgalar oluÅŸturdu. Rota deÄŸiÅŸtirerek ondan kaçmanız söz konusu olabilir miydi? 

Rüzgâr tropik fırtınadan kasırgaya dönüÅŸtüÄŸünde 20 knot hızla ilerliyordu ve biz onun kuzeybatısındaydık. Normalde kasırganın en güvenli bölgesi güneybatı kısmıdır. Bizden iki kat hızlı gittiÄŸini düÅŸünürsek o bölgeye ulaÅŸmamız mümkün deÄŸildi. Üstelik kasırgalar düz bir hatta gitmez, ne yöne sapacağını önceden kestirmek mümkün deÄŸil. Üç gün boyunca ondan kaçmaya çalıştık. 

 

Richard ile daha önceden, eÄŸer birinize bir ÅŸey olursa ne yapacağınızı konuÅŸmuÅŸ muydunuz? 

Hayır, hiç konuÅŸmamıştık. 

 

Teknenin kazadan sonraki hali gerçekten filmde olduÄŸu kadar kötü durumda mıydı? 

Evet, çok kötü hasar almıştı ve yarısına kadar su dolmuÅŸtu ama batmadı. Çok ÅŸükür, can salına geçmek durumunda kalmadım. 

 

Onu takip eden 41 gün boyunca size yetecek kadar yiyecek içeceÄŸiniz var mıydı? 

Vardı ama çok idareli kullanmam gerekiyordu. Gıdaların büyük kısmı ıslanmıştı ve hiçbir ÅŸekilde yemek piÅŸirme imkanım yoktu. Teknedeki suyu boÅŸaltmam haftalar sürdü. Su boÅŸaldığında ise konservelerin çoÄŸu zaten paslanmıştı. Sadece bir çanta dolusu konserveyi kurtarabildim. Depoda 25 galon (95 litre) su buldum ve günde sadece yarım kap su içtim. Çünkü eÄŸer Hawaii rotasını tutturamazsam bu çok uzun bir seyir olacaktı. 

 

Kaza anında başınızı çarpıp 27 saat baygın kalmışsınız. Bu süreyi nasıl bu kadar kesin tahmin edebildiniz?  

Aslında Hawaii’ye varıncaya kadar 27 saat olduÄŸunu ben de bilmiyordum. Orada NOAA (National Oceanic and Atmospheric Association) benimle baÄŸlantı kurdu, kasırga hakkında benden bilgi almak istiyorlardı. Onlara, bayıldığımda saatin 13:00 civarı olduÄŸunu, kendime geldiÄŸimde ise 16:00 olduÄŸunu ve göÄŸün masmavi, denizin süt liman olduÄŸunu söyledim. Kasırganın bu kadar kısa sürede geçemeyeceÄŸine ve en az 27 saat baygın yatmış olduÄŸuma karar verdik. 

 

Kendinize geldiÄŸinizde deniz gerçekten de filmdeki gibi sakin miydi? 

Evet, filmde fırtına sonrası sakinliÄŸini aynen yansıttılar. İri soluganlar vardı ama rüzgâr sıfır, gökyüzü parçalı bulutlu idi. Yani bayılmadan öncekinin tam tersi. 

 

Bu süre içerisinde sesler duydunuz mu? 

Richard’ın sesini duydum. Hem onunla hem de kendimle devamlı konuÅŸuyordum.

Tami-headshot8-30-18.jpg
ADRIFT_SG_116.jpg

Tami O. Ashcraft

ADRIFT_SG_103.jpg
11a5d262470144debc361bb72038674a.jpg

Tami O. Ashcraft, Shailene Woodley

YaÅŸama isteÄŸinizi yitirdiÄŸiniz anlar oldu mu? 

DoÄŸrusunu söylemek gerekirse oldu, hayatıma son vermek kolay bir kurtuluÅŸ yolu gibi devamlı kafamdaydı ama denemedim. Sadece bir keresinde kendimi bıraktım ve hatta gidiÅŸimi kutlamak için bulduÄŸum bir birayı da içtim. O an Richard’ın sesini duymak her ÅŸeyi deÄŸiÅŸtirdi, beni derin bir uçurumdan yukarı çekti ve hayatta kalmak için savaÅŸmamı saÄŸladı. Ve tam o gün ufukta Hawaii Adası’nı gördüm... 

 

Hawaii’ye kadar 1.500 deniz mili, yolunuzu nasıl buldunuz? O zamanlar GPS yoktu, sekstant kullanmayı biliyor muydunuz? 

Daha önceden astro-navigasyon hakkında az buçuk bilgim vardı ama pek de iyi denemezdi. Ne var ki hayatınız söz konusu olunca çok çabuk öÄŸreniyorsunuz. Sekstant, güneÅŸ ve hesaplama çizelgelerini kullanarak önce enlemimi tespit ettim. Daha sonra sintineye düÅŸmüÅŸ saatimi bulunca her ÅŸey deÄŸiÅŸti. 

 

Güvertede tutunacak yeriniz dahi yoktu, düÅŸme tehlikesi atlattınız mı? 

Vardavelalar kibrit çöpü gibi kırılmış, kimi ise tamamen gitmiÅŸti. Güvertede yürürken gerçekten çok dikkatli olmam gerekiyordu. Acil durum arması (Jury rig) kurup yol almaya baÅŸlayınca düÅŸersem tutunabilmek için, teknenin arkasından uzunca bir halat bıraktım.   

 

Richard yola çıkmadan önce, acil durum arması nasıl yapılır diye göstermiÅŸ miydi, yoksa kendi bilgilerinizle mi yaptınız? 

Daha önceden temel yelken eÄŸitimim ve deneyimim vardı. Kabasorta armalı klasik gemi Sophia’da buna benzer ÅŸeyleri öÄŸrenmiÅŸtim. 

 

Onca yolu elde dümen tutarak gitmek zor olmadı mı? 

Rüzgâr dümeni kopmuÅŸ, otopilot parçalanmıştı. Orada oturup günlerce dümen tutmak en zor iÅŸlerden biriydi. Tekne o kadar dengesizdi ki dümeni bıraktığım anda rüzgâra dönüp rotadan çıkıyordu. 

 

Hilo’ya vardığınızda ilk yapmak istediÄŸiniz ÅŸey neydi? 

Birileriyle konuÅŸmak ve yemek yemek. İnsan iletiÅŸiminin bu kadar deÄŸerli olduÄŸunu hiç bilmezdim. Sanki yüzen bir fiberglas parçasında hücre hapsinden çıkmış gibiydim. Ve tabii ki açlıktan ölüyordum. Canım deli gibi çikolatalı naneli dondurma istiyordu. 

 

Richard’ın teknesi ‘Mayaluga’nın kelime anlamı ‘ufku aÅŸan’. Transferini yaptığınız teknenin adı ‘Hazaña’ ise İspanyolca’da ‘kahramanlık’ ya da ‘çok büyük cesaret, yetenek ve güç isteyen bir baÅŸarı’ anlamına geliyor. Bunun farkında mıydınız? 

Teknenin sahipleri Hazaña’nın ne anlama geldiÄŸini söylemiÅŸti. Ama bunun benim kaderim olacağı aklıma bile gelmezdi. 

 

Sizi ve Richard’ı canlandıran aktörler, Shailene Woodley ve Sam Claflin, her ikisi de daha önce hiç yelken yapmamış. Hatta Shailene çocukken boÄŸulma tehlikesi bile geçirmiÅŸ. Denizci olmayan birileri için, rol performanslarını nasıl buldunuz? 

Shailene, teklif ettiÄŸimiz role olumlu baktığında sevinçten havalara uçtuk. Senaryoyu yazarken aklımızda hep o vardı. Çok çabuk öÄŸrenen bir insan ve harika bir iÅŸ çıkarttı. Richard için ise baÅŸka bir aktör söz konusuydu ancak zamanlama konusunda anlaÅŸamayınca Sam Claflin getirildi. Onu ilk gördüÄŸümde ÅŸok oldum! Sesiyle, görüntüsüyle, kısacası her ÅŸeyiyle Richard’a o kadar çok benziyordu ki... Richard’ın bir ÅŸekilde orada olduÄŸundan ve bunu organize ettiÄŸinden eminim. 

ADRIFT_SG_228.jpg
tami-oldham-ashcraft.jpg

Tami O. Ashcraft

Ona bakarken zorlandığınız anlar oldu mu? 

Evet, Sam Richard’ı müthiÅŸ güzel canlandırdı. Aralarındaki benzerlik inanılır gibi deÄŸildi, hareketleri bile aynıydı. Uzun süre ondan gözümü alamadım. Sam’e her bakışımda Richard ile birlikte geçirdiÄŸimiz o güzel macera ve o büyük aÅŸk gözümün önüne geliyordu. Kendimi toparlayıncaya kadar epey zaman geçti.

 

Filmi izlerken neler hissettiniz? 

İlk izlediÄŸimde çok aÄŸladım. Hem de öyle böyle deÄŸil. YaÅŸamak zorunda kaldığım tüm zorluklar, o dayanılmaz hüzün geri geldi. Kendi hayatınızı sinema perdesinde görmek çok tuhaf bir ÅŸey. İnsan bir ÅŸekilde yabancılaşıyor. Hatta o zamanki halimden söz ederken bile üçüncü ÅŸahıs zamirini kullanır oldum. Ama koskoca Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki nokta kadar Hawaii Adası’nı nasıl bulabildiÄŸime halen ÅŸaşıyorum. 

 

Bir laf vardır, “Seni öldürmeyen ÅŸey güçlendirir” diye. Yeniden tekneye binmeniz ne kadar zamanınızı aldı?

Kazadan üç ay sonra yine bir teknedeydim. Denize dönmek için daha fazla bekleyemedim. Kendimi toparlamak ve yaÅŸam sevincimi bulabilmek için o sade yaÅŸama, güzelliÄŸe ve maceraya dönmeliydim. Aslında ‘Mayaluga’ ile devam etmek istedim ama kısmet deÄŸilmiÅŸ. On yıl daha yelken yaptım, 100 ton Kaptanlık belgesi aldım ve yelken camiasında profesyonel olarak çalıştım.  

 

Yine bir kasırgaya yakalanmaktan korkmadınız mı? 

Tabii ki bu her zaman mümkün. Ama ÅŸu an çok daha tedbirliyim, asla mevsim dışı okyanus geçiÅŸi yapmam. Zaten bugün, 1980’lere oranla çok iyi elektronik aletler var. Bu arada iÅŸin komik yanı, kazadan sonra bende garip bir uçuÅŸ korkusu oluÅŸtu. UçaÄŸa binemez oldum. Bunun için terapiye bile gittim çünkü hayatımı kısıtlıyordu. En sonunda baÅŸardım ve artık uçabiliyorum. 

 

Anılarınızı yazmaya nasıl karar verdiniz? 

1997’de ikinci çocuÄŸum olduktan sonra karar verdim. ArkadaÅŸlarım ve ailem hikâyemi yazmam konusunda beni devamlı teÅŸvik ediyorlardı. Zamanı gelmiÅŸti sanırım. Yazmam üç yıl sürdü, kendi adıma bastırmak ise bir yılımı aldı. 

 

Yayınevlerine bastırmayı denediniz mi? 

Denedim ama defalarca geri çevrildim. En sonunda bir yayın acentesi bulunca basılabildi ve ardından her ÅŸey deÄŸiÅŸti. 

 

Bu söz ettiÄŸiniz, 2002’de Hachette Yayınevi’nin ‘Red Sky in Mourning’ (Sabah Kızıllığında Yas) adıyla yaptığı baskıydı. Daha sonra Mayıs 2018’de ‘Adrift’ (SürükleniÅŸ) adı altında tekrar basıldı. BaÅŸka dillere çevrildi mi? 

15 dile çevrildi. 

 

Üstünden 35 yıl geçtikten sonra filme çekmek istemelerini nasıl karşıladınız? 

Biraz ÅŸüpheliydim. Daha önce de filme çekelim diyenler olmuÅŸtu. Gerçi hikayemin iyi bir film konusu olacağından emindim. AÅŸk, macera, trajedi, yaÅŸam savaşı ve ümit olmak üzere her ÅŸey var içinde. 

​

Kandell kardeÅŸler ile birlikte senaryoyu yazmanız ne kadar sürdü? 

BeÅŸ yıl. 

 

Halen yelken yapıyor musunuz, tekneniz var mı?  

Evet, Washington eyaletinde çok güzel bir bölgede yaşıyoruz. Yelken için çok uygun bir yer olmadığından motorlu tekne aldık. Ama her fırsatta yelkenli tekne kiralıyoruz. 

 

Türkiye’ye veya Akdeniz’e hiç geldiniz mi? 

Hayır, Türkiye’yi hiç görmedim. İki kere İtalya’ya gittim, İspanya ve Portekiz’e gitme planım var. Türkiye’de yelken yapılabilecek çok güzel koylar olduÄŸunu duydum. Orada yelken yapmayı çok isterdim. 

 

Umarım bir gün Türkiye’de misafirimiz olursunuz. Sohbetimizi Instagram sitenize koyduÄŸunuz İbn Battuta alıntısı ile noktalamak isterim “Yolculuk - önce seni sözsüz bırakır, sonra da iyi bir hikaye anlatıcısına dönüÅŸtürür” 

Bize zaman ayırdığınız için çok teÅŸekkürler Tami. 

https://tamiashcraft.com/ 

https://www.instagram.com/tamiashcraft/

ADRIFT_SG_121.jpg
ashcraft-sharp-before-trip.jpg
real-movie-split.jpg

Shailene Woodley, Sam Claflin

Tami O. Ashcraft, Richard Sharp

img.jpg
rs_1024x452-180314131938-1024-shailene-w
ADRIFT_SG_292.jpg
ADRIFT_SG_331.jpg
Deniz Filmleri 2026 k..png
  • Facebook App Icon
  • Instagram App Icon

© Deniz Filmleri Festivali Filmavi bir Naviga markasıdır.

bottom of page